Almanya Çevre Bakanı ile röportaj: “Ermenistan’ın doğanın restorasyonu çalışmalarını desteklemek istiyoruz”

10 dakikalık okuma

Almanya Federal Çevre, İklim Eylemi, Doğa Koruma ve Nükleer Güvenlik Bakanı Carsten Schneider, Ermenistan’ın COP17 kapsamında gerçekten çok büyük bir çalışma yürüttüğünü söyledi.

Schneider, konferansa katılan tüm delegelerin Ermenistan’da kendilerini arzu edilen misafirler olarak hissettiğini ve müzakerelerin yönetiminin de etkileyici olduğunu belirtti.

Alman Bakan, bu değerlendirmelerini Armenpress muhabirine verdiği özel röportajda dile getirdi.

Aşağıda Bakan Schneider ile yapılan röportajın tamamını sunuyoruz.

— Sayın Bakan, COP17 konferansı ve bu kapsamda düzenlenen çevre bakanları toplantısı hakkındaki izlenimleriniz nelerdir?

— Ermenistan konferansa son derece başarılı bir şekilde ev sahipliği yapıyor. Çevre Bakanı Hambardzum Matevosyan’ı yaklaşık bir yıldır tanıyorum ve COP’un organizasyon çalışmaları da dahil olmak üzere birçok ikili görüşme gerçekleştirdik. Diğer ülkelerle karşılaştırıldığında Ermenistan küçük, ancak tarihsel açıdan önemli bir ülke. Böylesine özel bir ülkenin COP’a ev sahipliği yapması gerçekten çok anlamlı.

Gerçekten çok büyük bir çalışma yürüttünüz. Buradaki tüm konuklar kendilerini arzu edilen misafirler olarak hissediyor ve rahatça hareket edebiliyor. Müzakerelerin yönetimini de etkileyici buluyorum. Bu haftanın sonuna kadar çok olumlu ve iyi sonuçlar elde edebileceğimize inanıyorum.

— COP17, ikili ve çok taraflı iş birliği açısından ne gibi somut faydalar ve kazanımlar sağlayabilir?

— Dün Ermeni mevkidaşımla Almanya ve Ermenistan arasındaki ilişkileri güçlendirmeyi ve ortak çalışmalarımızı derinleştirmeyi amaçlayan bir deklarasyon imzaladık. Bu iş birliğini daha da yoğunlaştırmak istiyoruz.

Burada ağırlanmaktan ve Ermenistan hükümetinin bize güven duymasından büyük onur duyuyoruz. Önümüzdeki COP toplantılarına, iklim değişikliği konferanslarına ve diğer etkinliklere hazırlanmak amacıyla ortaklarımızla bir dizi görüşme daha gerçekleştirmeyi planlıyoruz. Burası bir araya gelmek, kararlar hazırlamak ve bunları hayata geçirmek için mükemmel bir platform.

— İmzalanan Ermenistan-Almanya deklarasyonunun temel maddeleri nelerdir?

— Doğanın restorasyonuna büyük önem veriyoruz. Ermenistan’ın muhteşem bir doğası var, ancak ben şimdiye kadar ülkenizin doğal güzelliklerini yalnızca fotoğraflarda görebildim. Umarım iki gün sonra Sevan Gölü’nü ziyaret etme ve onu yakından görme fırsatım olur.

Alman hükümeti olarak bilgi birikimimizi paylaşarak Ermenistan’ın doğayı restore etme çalışmalarına destek olmak istiyoruz. Aynı zamanda Ermenistan’ın deneyimlerinden de öğrenmeyi amaçlıyoruz. Ülkelerimizin yararına, özellikle de bu güzel ülke Ermenistan’ın gelişimine katkı sağlamak amacıyla bilim insanları ve sivil toplum kuruluşları arasındaki bilgi ve deneyim alışverişini teşvik etmek istiyoruz.

— Almanya’da karşı karşıya olduğunuz çevresel sorunlarla nasıl mücadele ediyorsunuz? Ermeni meslektaşlarınızla hangi deneyimlerinizi paylaşabilirsiniz?

— Almanya nüfus yoğunluğu yüksek bir ülke. Yüzyıllar boyunca doğamız elbette değişime uğradı ve bazı bölgelerde ciddi ölçüde tahrip edildi. Ormanların bir bölümü kesildi, nehirlerin yatakları değiştirildi ve toprak bozuldu. Bugün bunların sonuçlarıyla karşı karşıyayız.

Doğal yatağında akan nehirlerin sayısı artık çok az. Ayrıca iklim değişikliğinin etkilerini seller ve diğer iklim olayları aracılığıyla hissediyoruz. Doğanın restorasyonunun bu kadar önemli olmasının nedeni de bu. Doğayı koruyabilmek için onu güçlendirmemiz gerekiyor.

Bu, elbette ciddi bir zorluk. Hem Almanya’nın hem de Ermenistan’ın sanayi, tarım, kırsal topluluklar ve altyapı gibi farklı alanlardaki çıkarları uzlaştırabilmesi gerekiyor.

— Biyoçeşitliliğin korunması, önemli ve sürdürülebilir finansman gerektiriyor. Avrupa Birliği, özellikle kaynakları sınırlı ülkeler söz konusu olduğunda, küresel biyoçeşitlilik finansmanındaki açığın kapatılması için neler yapmaya hazır?

— Alman hükümeti, biyoçeşitliliğe yönelik harcamaları artırma kararı aldı. Bu nedenle Almanya’yı örnek alabilirsiniz. Biyoçeşitliliğin korunması için yılda bir milyar avronun üzerinde kaynak ayırıyoruz ve bu alanda dünyanın en büyük finansörlerinden biri konumundayız.

Amacım, bu finansman düzeyini korumak ve özellikle yüksek gelirli ülkeler başta olmak üzere, şu anda mali katkıda bulunmayan diğer ülkeleri de sürece dahil etmek. Başka ülkeleri bu girişime katılmaya ikna etmeye çalışıyorum.

Ayrıca az gelişmiş ülkelerin ve küçük ada devletlerinin kapasitelerini güçlendirmek istiyorum. Böylece bu ülkeler, örneğin Küresel Çevre Fonu (GEF) aracılığıyla sağlanabilecek kaynakları kullanabilecek kapasiteye sahip olabilirler. Bu kaynaklar, doğanın restorasyonuna veya mevcut doğal alanların korunmasına yönelik politikaların uygulanmasını mümkün kılacaktır.

— Hükümetler, ekonomik büyümenin, altyapı gelişiminin ve özel sektör yatırımlarının biyoçeşitlilik pahasına gerçekleşmemesini nasıl sağlayabilir?

— Bunu sağlamak zorundayız. Aksi takdirde bedelini daha sonra ödemek zorunda kalırız. Doğayla mücadele edemezsiniz; kaybedersiniz. Bunun sonucunda ekonomik büyüme de yavaşlar.

Davos’taki Dünya Ekonomik Forumu’nun uzmanları, ekonomi açısından öne çıkan on temel riskten beşinin doğayla bağlantılı olduğunu belirtiyor. Bunun örneğini Almanya’da görebiliriz. Kuraklık nedeniyle Ren Nehri’ndeki su seviyesi yeterli olmadığında nehir bir ulaşım güzergâhı olarak kullanılamıyor.

Gayrisafi yurt içi hasılamızın, yani ekonomide üretilen toplam değerin yüzde 70’i doğayla bağlantılı ve ona bağımlı. Bu nedenle sağlıklı bir doğal çevreye ihtiyacımız var. Bu gerçeği kabul etmeyen veya dikkate almayan insanlar ve hükümetler, ileride bunun bedelini ağır şekilde ödemek zorunda kalacaklar.

— Sayın Bakan, Ermenistan’ı ilk kez ziyaret ediyorsunuz. Bu ziyaret sizin için ne ifade ediyor?

— Burada her şey mükemmel bir şekilde organize edilmiş. Ermeniler çok eski ve harika bir halk. Ülkenizin geleneksel yemekleri de gerçekten muhteşem.

Umarım önümüzdeki günlerde, işlerimin yoğunluğu azaldığında ve bakanlar konferansı sona erdiğinde, ister başkent Erivan’da ister Sevan Gölü kıyısında olsun, Ermenistan’ın güzel doğal manzaralarını görme fırsatım olur.

Türkçe English Հայերեն Русский