AEB, AB ve referandum: Paşinyan ile Putin ne görüştü?

17 dakikalık okuma

Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'te Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında görüşme gerçekleştirildi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin görüşmede şu ifadeleri kullandı:

“Sayın Nikol Vovayiç, sevgili dostlar, sizi görmekten büyük memnuniyet duyuyorum.

Öncelikle en önemli hususun altını çizmek ve konuşmama bununla başlamak istiyorum. Biz her zaman Ermenistan'la dostane ve karşılıklı yarara dayalı ilişkilerin, stratejik ortaklık ve müttefiklik ilişkileri ilkeleri temelinde geliştirilmesinden yana olduk ve olmaya devam ediyoruz. Bunun Ermeni halkının ve Rusya'nın temel çıkarlarına uygun olduğu kanaatindeyiz. Ayrıca, sizinle defalarca ifade ettiğimiz üzere, iki halkımızı birbirine bağlayan tarihsel köklere de uygun olduğunu düşünüyoruz.

Rusya, yaklaşık yüzde 30'luk payla Ermenistan'ın başlıca ticari ve ekonomik ortağı olmasının yanı sıra Ermenistan ekonomisine yatırım yapan ülkedir. Bu yılın ilk yarısında ticaret hacmi 2,5 milyar dolara ulaştı.

Sanayi ve tarım, madencilik, nükleer enerji, ulaştırma ve dijital ekonomi alanlarında karşılıklı yarara dayalı projeler hayata geçiriliyor. Rus şirketleri Ermenistan bütçesine en fazla vergi ödeyen şirketler arasında yer alıyor; istihdam yaratıyor, modern teknolojiler aktarıyor ve ülkenin enerji güvenliğini güçlendiriyor.

Sizinle, Ermenistan'ın Avrupa Birliği'ne üyelik yönündeki açıklanan niyetiyle bağlantılı konuları da defalarca görüştük. Bu konuya hem telefon görüşmelerimizde hem de yüz yüze toplantılarımızda birçok kez değindik.

Rusya'nın tutumunu iyi biliyorsunuz: Ermenistan'ın AB'ye yönelmesi, ülkenin ve halkın doğal ve meşru hakkıdır. Ermenistan egemen bir devlettir ve kendi kalkınma yönünü Ermeni halkı belirleyecektir. Ancak bu durum, Ermenistan'ın Avrasya Ekonomik Birliği'ndeki konumu açısından şüphesiz bazı zorluklar yaratıyor; ülkenin Avrasya Ekonomik Birliği pazarındaki avantajlarını ortadan kaldırma ve oluşmuş ticaret zincirlerini koparma riski taşıyor.

Öte yandan Ermenistan'ın Avrasya entegrasyon süreçlerine 10 yılı aşkın süredir katıldığı dönemde ülkenin GSYH'si neredeyse üç katına çıktı. 2015 yılında 10,6 milyar dolar olan GSYH, 2025 yılı sonunda 29,2 milyar dolara ulaştı. Bu, en azından bizim istatistiklerimize göre böyle. Avrasya Ekonomik Birliği ülkelerine ihracat 10 kat arttı. Bugün Birlik pazarı, Ermenistan'ın dış ticaret hacminin yaklaşık yüzde 36'sını oluşturuyor.

Dolayısıyla ülkenin gelecekteki siyasi ve ekonomik rotasına ilişkin karar elbette Ermenistan halkının iradesini açıkça ortaya koymasını gerektiriyor. Ancak aynı zamanda, bizim de ifade ettiğimiz gibi, ilgili adımlar atılırken gerçeklere ve objektif verilere dayanarak hareket edilmesi önem taşıyor.

Bir kez daha vurgulamak istiyorum: Ermeni halkının yapacağı her tercihe saygıyla yaklaşacağız. Ermenistan nasıl karar verirse öyle olacaktır. Ancak biz de ticari ve ekonomik politikalarımızı bu olası kararlara göre şekillendirmek zorundayız. Bu konuda mümkün olduğunca hızlı şekilde netlik sağlamanızı rica ediyoruz.

Hatırlıyorum, daha önce bu konuda ileride referandum yapılmasını gerekli gördüğünüzü kamuoyuna açıkça ifade etmiştiniz. Ben de Avrasya Ekonomik Birliği liderlerinin son zirvesinde tutumunuzu destekledim. Başbakan Nikol Vovayiç Paşinyan'ın bunu kamuoyu önünde açıkladığını doğrudan dile getirdim ve meslektaşlarımızdan da bu tutuma destek vermelerini istedim.

Bu konuda ne kadar hızlı netlik sağlarsak o kadar iyi olur. Çünkü bizim de Ermenistan'la ilişkilerimizi, öncelikle ekonomik açıdan, nasıl geliştireceğimizi anlamamız gerekiyor.

Örneğin tarım ürünleriyle ilgili düzenlemeler, çeşitli teknik normlar ve standartlar gibi konularda Avrasya Ekonomik Birliği ile AB'deki düzenlemeler kesinlikle örtüşmüyor. Bununla birçok kez karşılaştık. İlişkilerimizin görece normal olduğu dönemde dahi Avrupalılarla bazı uzlaşmalar konusunda anlaşmaya yönelik girişimlerimiz hiçbir sonuç vermedi. Hiçbir sonuç çıkmadı. Oldukça sert ve ısrarcı müzakereciler. Neredeyse hiçbir konuda çözüm bulamadık.

Bir noktada, hem ekonomimizin hem de Avrupa ekonomisinin temel çıkarlarını, bazı açılardan birbirini tamamlayan yapısını dikkate alarak, bunu da yapmak zorunda kalabiliriz. Umarım tüm bu krizler bir gün sona erer. Ancak krizler sona erse bile... Avrupa ile iyi ilişkilerimizin olduğu dönemde dahi anlaşmaya varmak çok zordu.

Bu bağlamda, Avrupa ürün ve hizmetlerinin ve diğer unsurların Ermenistan üzerinden bizim pazarımıza girişiyle bağlantılı sorunların ortaya çıkacağı kesin. Burada binlerce mesele var. Bu alanda neler olacağını anlamak istiyoruz.

Umarım şimdi sizinle tüm bu konuları sakin, dostane ve yapıcı bir atmosferde ele alacağız.”

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan:

Çok teşekkür ederim Vladimir Vladimiroviç. Öncelikle bu görüşme ve bu vesileyle bir araya gelmiş olmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Çünkü gerçekten de ele alınması gereken çok sayıda konu birikti.

Öncelikle, Rusya Federasyonu ile ilişkilerimizi daha da geliştirmek ve derinleştirmek konusunda istekli olduğumuzu teyit etmek istiyorum.

Ancak son yıllarda bölgemizde, Ermenistan çevresinde oluşan durumun değiştiğini de belirtmek gerekiyor. Bize göre duruma tam da bu açıdan bakmalıyız. Rusya ile Ermenistan arasındaki ilişkiler çatışma ortamında farklı bir anlam taşıyordu. Şimdi ise bölgede barış tesis edildiğine göre, duruma artık taze bir bakışla yaklaşmamız gerektiğini düşünüyoruz.

Bunun ilişkilerimizin gelişmesine katkı sağlayacağına inanıyorum. Burada ilişkilerimizin derinleştirilmesi ve geliştirilmesini kastediyoruz ve bu bizim için çok önemli.

Siz Ermenistan'da faaliyet gösteren Rus şirketlerinden söz ettiniz. Ben de şunu belirtmeliyim ki bugün bu konuyu da görüştük. Çok sayıda Rus şirketi Ermenistan Cumhuriyeti'nde oldukça başarılı bir şekilde faaliyet gösteriyor. Bunlar yüksek kârlılığa sahip şirketler. Haklısınız, vergi ödüyorlar. Ancak bu şirketleri iki gruba ayırmak gerekiyor.

Başarılı bir şekilde faaliyet gösteren, yani kârlı olan ve gelişen şirketler var. Ancak ne yazık ki kârlı olmayan ve gelişmeyen şirketler de bulunuyor. Bunun hem Ermenistan hem de Rusya Federasyonu açısından bir sorun olduğunu düşünüyorum. Bu da ele alınması ve değerlendirilmesi gereken bir konu. Bu hususları ve bu nüansları da görüşmemiz gerekiyor.

AB konusuna gelince, biliyorsunuz bu mesele hem çalışma düzeyinde hem de kamuoyunda yoğun şekilde tartışılıyor. Geçen yıl Ermenistan'ın Avrupa Birliği'ne üyelik sürecinin başlatılmasına ilişkin yasayı kabul ettik. Bu yasanın kabul edilmesinin Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) çerçevesinde üstlendiğimiz yükümlülüklerle ne ölçüde örtüştüğü de yoğun şekilde tartışılıyor.

Biz hem bundan önce hem de sonrasında Rusya Federasyonu ile Ermenistan arasındaki mevcut hukuki sözleşme çerçevesini ve aynı zamanda Avrasya Ekonomik Birliği çerçevesindeki mevcut sözleşme temelini analiz ettik. Açıkçası, Ermenistan'ın Rusya Federasyonu ve Avrasya Ekonomik Birliği karşısında sahip olduğu yükümlülüklerin herhangi birinin ihlal edildiğini tespit etmedik.

Çünkü Avrasya Ekonomik Birliği'ne ilişkin anlaşmada, bir ülkenin AEB'den ayrılmaya karar vermesi durumunda nasıl hareket edilmesi gerektiği doğrudan belirtiliyor.

Ayrıca burada bir üye devletin örgütten çıkarılmasına ilişkin bir düzenleme bulunmuyor. Yani ülke Avrasya Ekonomik Birliği'nden ayrılmaya karar verirse, bu kararını ortaklarına altı ay önceden bildirmesi gerekiyor. Bence bu duruma tam da bu açıdan bakmalıyız.

Şu anda ortaklarımıza Avrasya Ekonomik Birliği'nden ayrılmaya hazırlandığımızı bildirmiş değiliz. Bence bu konuda tam olarak bu gerçeği esas almamız gerekiyor. Çünkü bu bağlamda referandum meselesi de çok tartışıldı.

Açıkçası, yasanın kabul edilmesi o dönemde referandum fikrinden vazgeçilmesi anlamına geliyordu. Eğer parlamento o zaman bu yasayı kabul etmeseydi, hatırlatmak isterim ki söz konusu yasa sivil toplum tarafından başlatılmıştı. Yani sivil toplum temsilcileri Anayasa'ya uygun şekilde Ermenistan vatandaşlarının imzalarını topladı ve tasarıyı parlamentoya sundu.

Parlamento yasayı kabul etmeseydi, girişimi başlatanlar 250 bin imza daha toplayabilecekti. Parlamento bu kez de tasarıyı reddetseydi, Ermenistan Cumhuriyeti'nde referandum düzenlememiz gerekecekti. Dolayısıyla bu yasanın kabul edilmesiyle referandum fikrinden vazgeçmiş olduk.

Peki neden vazgeçtik? Çünkü bu konu, sizinle daha önce de bu bağlamda konuşma fırsatı bulduğum üzere, halkımızın önüne bir soru koyulabilecek düzeyde henüz olgunlaşmamıştı.

Peki bu yasayı neden kabul ettik? Öncelikle referandum düzenlememek için. İkinci olarak, daha önce de birçok kez kamuoyu önünde ifade ettiğim gibi, ülkemizin ve halkımızın alternatiflere sahip olması bizim için çok önemli. Bunun meşru bir hedef olduğunu düşünüyorum.

Bu, Avrasya Ekonomik Birliği'nden memnun olmadığımız anlamına gelmiyor. AEB'de çok sayıda çalışma konusu bulunuyor ve biz bunları her zaman görüşüyoruz; hem stratejik hem de taktik meseleleri ele alıyoruz.

Biz sadece özellikle mevcut uluslararası koşullarda herhangi bir ülkenin alternatiflere sahip olmasının meşru bir hedef olduğunu düşünüyoruz. Nitekim bugün bunu da görüşüyorduk. ŞİÖ Zirvesi'nin gündemindeki konulardan biri çok kutuplu dünya düzeniydi. Dolayısıyla bir devletin, bir ülkenin alternatiflere sahip olması meşru bir hedeftir.

Bu süreç Rusya'ya karşı değil, Avrasya Ekonomik Birliği'ne karşı da değil. Çünkü Rusya Federasyonu ile ilişkilerimize büyük önem veriyoruz. Sizin de daha önce ifade ettiğiniz gibi, bu ilişkiler bizim ve ülkemiz açısından gerçekten çok önemli. Bu ilişkilerin Rusya Federasyonu açısından da önemli olmasını umuyoruz.

Bence hem Ermenistan Cumhuriyeti hem Rusya Federasyonu hem de şahsen bizler bu ilişkilere çok dikkatli yaklaşmalıyız. Şunu teyit etmek istiyorum: Ben şahsen ve hükümetimiz bu ilişkilere büyük bir hassasiyetle yaklaşıyoruz. Sizin de bu ilişkilere aynı şekilde dikkatli yaklaştığınıza inanıyorum. Bunun için size teşekkür etmek istiyorum.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin:

Sayın Nikol Vovayiç, şimdi sizinle bunları görüşeceğiz. Sizinle her konuda, bu konu da dahil olmak üzere, görüş alışverişinde bulunmak benim için her zaman ilgi çekici. Ancak yine de temel mesele konusunda sizinle aynı fikirde olmadığımı ifade etmek isterim.

Siz ayrılma konusunda bir açıklama yapmadığınızı söylediniz. Başka bir ekonomik örgüte üyelik sürecinin başlatılmasına ilişkin yasanın kabul edilmesi, aslında bizim örgütümüzden ayrılma yönünde bir açıklama anlamına geliyor. Çünkü hem orada hem burada aynı anda bulunmak birbiriyle bağdaşmıyor. Sorun da burada.

Şimdi gelin bütün bunları sakin bir şekilde ele alalım.

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan:

Bence ve bunu kamuoyu önünde de ifade ediyorum, çok net bir tercih yapmamız gereken zamanın geleceğini anlıyoruz.

Ancak bizim tutumumuz şu: O zaman henüz gelmedi. Şu anda buna ihtiyacımız yok. Çünkü aslında şu anda bir alternatifimiz bulunmuyor; böyle bir alternatif henüz oluşmuş değil.

Eğer böyle bir alternatif ortaya çıkarsa, elbette bir tercih yapacağız; bunu referandum yoluyla da yapabiliriz, referandum olmadan da. Böyle seçenekler de var.

Sizinle bu görüşmeyi memnuniyetle sürdürür ve tüm sorularınıza yanıt veririm.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin:

Halkın her zaman tercih yapma imkânına sahip olması gerektiği konusunda hemfikirim. O halde bu imkânı yaratın ve konuyu kapatalım. Hepsi bu.

Şimdi en basit yol halka başvurup ne istediklerini sormaktır: Bunu mu istiyorsunuz, yoksa şunu mu? Hepsi bu.

Peki, şimdi konuşmaya devam ederiz.

Türkçe English فارسی Հայերեն ქართული Русский 中文