Abdulaziz Al-Shehhi: Washington’da varılan mutabakatlar, yalnızca Ermenistan ve Azerbaycan için değil, tüm bölge için olumlu bir gelişme
5 dakikalık okuma

Washington’da Ermenistan ile Azerbaycan arasında barış anlaşmasının ön imzalanması ve varılan mutabakatlar, yalnızca iki ülke açısından değil, tüm bölge için de büyük önem taşıyor.
Orbeli Merkezi tarafından düzenlenen iki günlük konferans çerçevesinde yapılan röportajda, Abu Dabi merkezli TRENDS Research and Advisory düşünce kuruluşunun kıdemli araştırmacısı ve araştırma bölüm başkan yardımcısı Abdulaziz Al-Shehhi dile getirdi.
Al-Shehhi şu ifadeleri kullandı: “Barış anlaşmasının ön imzalanmasını dahi bir ilerleme olarak değerlendiriyoruz. Bu, sadece Ermenistan ve Azerbaycan için değil, tüm bölge için olumlu bir adımdır. Güney Kafkasya’da büyük bir potansiyel mevcut ve bu potansiyel ancak tarafların barış yönünde adım atmasıyla hayata geçirilebilir. Güney Kafkasya 1988’den, 2020 ve 2023 yıllarına kadar pek çok çatışmaya tanıklık etti; bu da bölgesel kalkınmayı yavaşlatabilecek zorluklar yarattı. Birleşik Arap Emirlikleri ilk günden bu yana barışın destekçisidir ve biz de nihai anlaşmanın imzalanmasını sabırsızlıkla bekliyoruz. Çünkü bölgenin bütün olarak ayağa kalkabilmesinin, barış içinde birleşmesinin ve tek bir ekonomik alan oluşturmasının tek yolu budur. Bugün görüyoruz ki mevcut durum son üç yıla kıyasla şüphesiz çok daha iyi. Bu, siyasi ve ekonomik istikrar adına gerekli bir adımdır.”
Arap uzman ayrıca, Güney Kafkasya’da bölgesel ulaşım hatlarının açılmasının önemine değinerek, Ermenistan’da hayata geçirilmesi planlanan TRIPP (Uluslararası Barış ve Refah Yolu) projesi ile Ermenistan hükümetinin “Barış Kavşağı” girişimi bağlamında değerlendirmelerde bulundu.
“Hiç şüphesiz, sınırların açılması barış sürecinde gerekli bir adımdır. Bu, güven ve karşılıklı anlayışın göstergesidir. Ulaşım hatlarının açılması, üzerinde mutabık kalınmış kurallar çerçevesinde, tüm taraflar için kazan-kazan durumu yaratacaktır. Bu, sadece Körfez ülkeleri için değil, aynı zamanda Uzak Doğu’dan, Orta Asya’dan Güney Kafkasya’ya ve oradan Avrupa ile Orta Doğu’ya uzanan güzergâhlar açısından da büyük önem taşıyor.”
Uzmanın değerlendirmesine göre, Güney Kafkasya’nın bir ekonomik bölgeye dönüşme potansiyeli bulunuyor ve bu, ancak tarafların barış konusunda anlaşmaya varıp sınırlarını açmaları durumunda mümkün olacak.
Güney Kafkasya’daki ulaşım hatlarının açılmasının Birleşik Arap Emirlikleri için ne tür fırsatlar yaratabileceği sorusuna yanıt veren Al-Shehhi şu ifadeleri kullandı:
“BAE her zaman iş birliği yapabileceği bölgelerde ortaklıkların çeşitlendirilmesi, dostane ilişkiler kurulması ve yatırım yapılması politikasını benimsemiştir. Bugün BAE, Güney Kafkasya’yı yalnızca dost bir bölge olarak değil, aynı zamanda karşılıklı fayda sağlayabilecek fırsatlar sunan bir alan olarak görüyor. Bizim için en önemli husus, bu ulaşım koridorlarının kesintisiz işlemesidir. Hiçbir ülke —BAE de dahil— gelecekte kazanç sağlamayacağı bir yere yatırım yapmaz. Burada büyük bir potansiyel ve ekonomik çıkar söz konusu; ancak yatırımın gerçekleşmesi için barışın tesis edilmesi şarttır.”
