İran’ın Ermenistan Büyükelçisi: İsrail’in gerekçesiz saldırısına karşı İran’ın meşru müdafaa hakkı vardır

6 dakikalık okuma

İran’ın Ermenistan Büyükelçisi Mehdi Sobhani, İsrail hava saldırılarının ardından düzenlediği basın toplantısında, İran’ın kendini savunma hakkına sahip olduğunu belirtti. Sobhani, son birkaç on yıldır İran’ın saldırıların mağduru olduğunu, savaş başlatan taraf olmadığını ifade etti.

İsrail’in saldırılarının gerekçesiz olduğunu vurgulayan Sobhani, İran’a bu savaşın dayatıldığını ve ülkesinin kendini savunmakta kararlı olduğunu söyledi. İsrail’in Ortadoğu’daki eylemlerinin çemberini genişleterek bölge ülkelerinin çıkarlarını tehdit ettiğini, gerilimi artırarak krizleri derinleştirdiğini ve istikrarı zedelediğini dile getirdi. Savaş tehdidini diplomasinin düşmanı ve bölgeyi istikrarsızlaştıran temel unsur olarak tanımladı.

Büyükelçi, İsrail’in ABD tarafından desteklendiğini belirterek, Washington’un diyalog ve diplomasi söylemlerini, İsrail’e sağlanan siyasi, askeri, istihbarî ve teknik desteğin gölgesinde samimiyetsiz bulduklarını ifade etti. İran’ın savaş istemediğini ve nükleer programıyla ilgili müzakereleri sürdürmekte olduğunu hatırlatan Sobhani, ancak mevcut savaşın İran’a dayatıldığını söyledi. Güç kullanmanın anlaşmaya götürmeyeceğini ve İran’ın geri adım atmayacağını belirtti.

Sobhani, Batılı ülkelerin yalnızca İran kendini yasal şekilde savunmaya niyetlendiğinde “itidal” çağrısında bulunduğunu, bunun yerine İsrail üzerinde ciddi baskı kurulması gerektiğini ifade etti. İran’ın toprak bütünlüğü ve güvenliğinin tehdit altında olduğuna dikkat çeken büyükelçi, bu koşullarda sadece Tahran’dan itidal talep edilmesini adil bulmadıklarını söyledi.

İsrail ve Batı medyasını da eleştiren Sobhani, İsrail saldırılarının askeri hedefleri vurduğu, İran’ın karşı saldırılarının ise sivil hedefleri vurduğu şeklinde bir çarpıtma yapıldığını söyledi. Oysa İsrail’in barışçıl İranlı sivilleri ve yerleşim bölgelerini hedef aldığına dikkat çekti. 16 Haziran’da İran devlet televizyonu ve radyo kurumunun genel merkezine düzenlenen saldırıyı örnek göstererek, bu kurumun nasıl bir “askeri hedef” olarak gösterilebileceğini sorguladı. Bu saldırının, gerçeğe yönelik bir saldırı olduğunu belirten Sobhani, bu tür eylemlerin umutsuzluk göstergesi olduğunu ve “hakikatin sesinin bombalarla susturulamayacağını” ifade etti.

İsrail’in İran’daki nükleer tesislere yönelik hava saldırılarını uluslararası hukukun “son kırmızı çizgileri” olarak tanımlayan Sobhani, İsrail’in bu çizgileri aştığını söyledi. Uluslararası toplumun bu ihlallere kayıtsız kalması hâlinde, bunun tüm ülkeler için sonuçlar doğuracağını belirtti. İran’ın, barışçıl amaçlarla faaliyet gösteren nükleer tesislere yönelik saldırıların kınanmasını ve saldırganlardan hesap sorulmasını beklediğini ifade etti.

Sobhani, İran halkının tarih boyunca sergilediği cesur direniş örneklerinin kayıtlara geçtiğini hatırlattı. İran’a yönelik saldırıların asıl hedefinin nükleer program değil, İranlıların ortak kimliğine darbe vurmak olduğunu söyledi. Bu nedenle, İran’daki siyasi elitin ve toplumun tüm kesimlerinin ülkeyi savunma konusunda kararlı olduğunu vurguladı. İran’ın tüm savunma kapasitesinin kendi içinde ve ağır yaptırımlar altında geliştirildiğini belirten büyükelçi, savaş istemediklerini ama her senaryoya hazır olduklarını ve kırmızı çizgilerinden asla sapmayacaklarını dile getirdi.

Büyükelçi ayrıca, İsrail saldırılarını kınayan ve açık bir tutum sergileyen Ermenistan hükümetine teşekkür etti. İran’ın, Ermeni halkının manevi desteğini hissettiğini ifade etti.

İsrail, 14 Haziran sabah saatlerinde “Yükselen Aslan” adı verilen bir operasyonla İran’a yönelik hava saldırıları başlattığını duyurmuş, bu saldırıların nükleer silah geliştirme çabalarını önlemeyi hedeflediğini açıklamıştı. İran, böyle bir planı reddetmiş ve misilleme saldırıları gerçekleştirmişti.

İran tarafı saldırılarda çoğu sivil olmak üzere 220’den fazla kişinin hayatını kaybettiğini bildirirken, İsrail ise İran’ın karşı saldırılarında 24 kişinin öldüğünü açıkladı.

Türkçe English فارسی Հայերեն Русский