Mirzoyan: Ermenistan ile ABD ilişkilerinde tarihsel olarak benzeri görülmemiş bir döneme girildi
3 dakikalık okuma

Ermenistan ile ABD, stratejik ortaklık ilişkilerini yeni bir seviyeye taşıyarak bunu “kapsamlı stratejik ortaklık” olarak yeniden adlandırdı.
Açıklama, Ermenistan Dışişleri Bakanı Ararat Mirzoyan tarafından ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile düzenlenen ortak basın toplantısında yapıldı.
Mirzoyan, Rubio’nun Yerevan ziyaretinin iki ülke arasındaki ilişkileri kararlılıkla güçlendirme iradesinin göstergesi olduğunu belirterek, “İki ülke arasındaki kapsamlı stratejik ilişkiler bugün her zamankinden daha güçlüdür. İkili gündemimizde yaşanan düzenli gelişmeler dikkate alındığında, tarihsel olarak benzeri görülmemiş bir döneme girdiğimizi söylemek abartı olmaz” dedi.
Mirzoyan’a göre bu sürecin en önemli gelişmelerinden biri, 8 Ağustos 2025’te Washington’da ABD Başkanı Donald Trump ev sahipliğinde gerçekleştirilen barış zirvesi oldu. Ermenistan Dışişleri Bakanı, bu zirvede Ermenistan ile Azerbaycan arasında barışın tesis edilmesinin ve bölgesel ulaşım hatlarının açılmasına yönelik anlaşmaların mümkün hale geldiğini ifade etti.
Mirzoyan ayrıca, Ocak 2026’da Washington’da kendisi ile Rubio arasında “TRIPP” projesinin uygulanmasına ilişkin bir belge imzalandığını, bugün ise Erivan’da projeye dair devletlerarası anlaşmanın parafe edildiğini söyledi.
Tarafların yapay zekâ, yarı iletkenler ve nükleer enerji alanlarında da taahhütler üstlendiğini belirten Mirzoyan, kritik mineraller ve madenler konusunda yeni bir anlaşmanın da imzalandığını kaydetti.
Ermenistan Dışişleri Bakanı, “Bir süre önce Rubio ile birlikte stratejik ortaklığımızı yeni bir seviyeye taşıyarak bunu kapsamlı stratejik ortaklık olarak yeniden adlandırdık” ifadelerini kullandı. Yeni belgenin özellikle yapay zekâ ve diğer alanlardaki iş birliği bakımından yeni fırsatlar içerdiğini belirtti.
Mirzoyan ayrıca, ABD yönetiminin Güney Kafkasya’da barış sürecindeki rolünü övgüyle değerlendirerek, Başkan Trump ve yönetiminin Ermenistan için yalnızca güvenlik değil, ekonomik fırsatlar yaratılması konusundaki katkılarını yüksek takdirle karşıladığını söyledi.