COP17’nin Ermenistan açısından önemi: Bakanlar değerlendirdi

9 dakikalık okuma

COP17 kapsamında düzenlenen Liderler Zirvesi’nin başlangıcı öncesinde Armenpress’e konuşan Ermenistan Bölgesel Yönetim ve Altyapı Bakanı Davit Khudatyan, bu ölçekte bir etkinliğin daha önce Ermenistan’da hiç düzenlenmediğini belirterek çok sayıda üst düzey heyetin ülkede temsil edilmesinin başlı başına önemli olduğunu vurguladı.

Khudatyan, “Gündem de önemli. Çünkü biyolojik çeşitlilik ve doğanın korunması Ermenistan için önemli alanlar arasında yer alıyor. Bu çerçevede, COP17 kapsamında bu sorumluluğun belirli bir aşamasını üstlenmemiz ve tamamlamamız bizim için özel önem taşıyor” dedi.

Bu tür etkinliklerden hangi somut adımların beklenebileceğine ilişkin soruyu yanıtlayan bakan, biyolojik çeşitliliğe odaklanan konferans gündeminin kendi başına büyük önem taşıdığını söyledi. Khudatyan’a göre etkinlik, farklı ülkelerin temsilcileri ve ilgili alanlarda çalışan uzmanlarla bir araya gelmek için de iyi bir fırsat sunuyor.

Khudatyan, “Ermenistan’daki meslektaşlarımızın, hangi alanda faaliyet gösterirlerse göstersinler, bu fırsatı değerlendirebileceklerini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

Bölgesel Yönetim ve Altyapı Bakanlığının COP17’nin organizasyon çalışmalarına katılımı hakkında ise bakan, Çevre Bakanlığının koordinasyonunda bir çalışma grubunun oluşturulduğunu belirtti.

“Bu grubun çalışmaları kapsamında Bakanlığımıza verilen görevleri gereği gibi yerine getirmeye çalıştık. Söz konusu görevler, Devlet Mülkiyetini Yönetme Komitesi ve yol yapım çalışmalarıyla ilgili konuları kapsıyordu” dedi.

Ermenistan Yüksek Teknoloji ve Yapay Zekâ Bakanı Davit Tadevosyan da Armenpress’e yaptığı açıklamada, COP17’ye bu yıl Ermenistan’ın ev sahipliği yapmasının büyük bir onur ve sorumluluk olduğunu söyledi.

Tadevosyan, “Yanılmıyorsam, bu yıl ilk kez insanlığın 2022’de Montreal’de doğaya verdiği sözler konusunda bir rapor sunmamız ve aradan geçen sürede neler yapabildiğimizi değerlendirmemiz gerekiyor. Konferansa bu açıdan büyük önem veriyorum” dedi.

Bakan, biyolojik çeşitliliğin kendine özgü bir öneme sahip olduğunu belirterek insanlığın artık doğadaki değişimleri neredeyse gerçek zamanlı olarak izleyebilecek teknik ve teknolojik araçlara sahip olduğunu vurguladı. Yapay zekâ yardımıyla uydu görüntülerinin analiz edilmesi ve farklı türde sensörlerin kullanılması sayesinde insan faaliyetlerinin doğa üzerindeki etkilerinin gözlemlenebildiğini ifade etti.

Tadevosyan, biyolojik çeşitliliğin korunmasına ilişkin teknolojik sorunların tümüyle çözüldüğünü ileri sürmediğini, ancak mevcut araçların her geçen yıl geliştiğini belirtti.

Bakan, yakın gelecekte bu araçların yasal düzenlemelere de dâhil edilmesini ve böylece biyolojik çeşitliliğin korunmasına yönelik kararların daha bilinçli biçimde alınmasını umduğunu söyledi.

Ermenistan’ın konferans sırasında vereceği mesajın ne olacağı sorusuna ise Tadevosyan şu yanıtı verdi:

“Ermenistan’ın konferansa ev sahipliği yapacak ülke olarak seçilmesinin tesadüf olmadığını düşünüyorum. Ülkemiz çok küçük bir yüzölçümüne sahip olmasına rağmen bitki ve hayvan türleri bakımından büyük bir biyolojik çeşitlilik mirasını barındırıyor. Bunu korumak bizim sorumluluğumuz. Bu etkinlik, bir bakıma kendimize verdiğimiz bir söz ve bu yönde çalışmaya ilişkin bir taahhüt olabilir. Benim için önemli olan, etkinliğin ardından Ermenistan’da geriye ne kalacağıdır: yeni bilimsel iş birlikleri, yeni araştırma programları ve belki de uzmanlık alanlarımızda iş birliğinin temelleri.”

Ermenistan Sağlık Bakanı Anahit Avanesyan da ülkede ilk kez bu ölçekte bir etkinlik düzenlendiğini belirterek, konferansın ardından Ermenistan’ın uluslararası konferanslar ve büyük ölçekli etkinlikler haritasında kendine yer edinmesinin önemli olduğunu vurguladı.

Avanesyan, Ermenistan’ın biyolojik çeşitlilik açısından zengin olduğunu ve doğanın korunması için etkin ve somut adımlar atılması gerektiğini söyledi. Doğanın korunmasının yanı sıra çevresel koşulların insan sağlığı üzerindeki etkisinin de önemine dikkat çeken bakan, konferans kapsamında sağlık konusuna ayrılmış özel bir oturum düzenleneceğini belirtti.

“Bu oturumda doğanın ve iklim değişikliğinin insan sağlığı üzerindeki etkileri de ele alınacak. Bu iki konu artık birbiriyle bağlantılı ve tüm COP toplantılarında sağlık meselelerine giderek daha fazla yer veriliyor” dedi.

Avanesyan, ülkelerin politikalarını bugün “Tek Sağlık” yaklaşımı çerçevesinde belirlediğini ifade ederek insan sağlığının hayvanların sağlığından, doğadan ve genel olarak çevreden ayrı değerlendirilemeyeceğini söyledi. Bakan, bu alanların ortak bir yaklaşım doğrultusunda ele alınması gerektiğini vurguladı.

Geçmişte yaşanan birçok salgının insan müdahalesi, doğayla yanlış ilişki kurulması ve hayvanlara yeterince özen gösterilmemesiyle bağlantılı olduğu yönündeki değerlendirme üzerine Avanesyan, iklim değişikliğinin de bazı bulaşıcı hastalıkların ve böcekler ya da hayvanlardan insanlara geçen hastalıkların yaygınlaşmasına yol açabildiğini belirtti.

Avanesyan, “Bu, sağlık sistemlerinin dayanıklılık geliştirmesini gerektiren çok önemli bir sınama. İnsanların doğa üzerindeki etkisi, miras aldığımız doğal zenginlikleri koruyup gelecek nesillere aktarabileceğimiz şekilde olmalı” ifadelerini kullandı.

Ermenistan, 19-30 Ekim 2026 tarihleri arasında Birleşmiş Milletler Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi Taraflar Konferansı’nın 17. toplantısına (CBD COP17) ev sahipliği yapacak. Konferans, dünya ülkelerinin hükümetlerini, uluslararası kuruluşları, bilim camiasını, sivil toplumu, yerli halkları, gençleri ve özel sektör temsilcilerini Yerevan’da bir araya getirecek.

Türkçe English Հայերեն Русский