Ermenistan Dış İstihbarat Servisi: Ermenistan ile Azerbaycan arasında askeri tırmanışı neredeyse imkânsız
6 dakikalık okuma

2025 yılı 8 Ağustos’ta Washington’da varılan anlaşmalar sonucunda, 2026 yılında askeri tırmanış neredeyse imkânsız hale gelmiş ve barışın kurumsallaşma olasılığı artmıştır. Bu durum, Armenpress’e özel olarak sağlanan ve Ermenistan Dış İstihbarat Servisi’nin ülkenin dış risklerine ilişkin hazırladığı raporda vurgulanmaktadır.
Rapor aynı zamanda, Azerbaycan tarafından gündeme getirilen sözde “Batı Azerbaycan” ve “Batı Azerbaycanlıların geri dönüşü” söylemleri ile ilgili eylemlerin riskler oluşturduğunu belirtmektedir.
“2025 yılında yoğun şekilde sürdürülen ikili üst düzey görüşmeler ve 8 Ağustos’ta ABD Başkanı Donald Trump’ın aktif katılımıyla elde edilen Washington Deklarasyonu ile ‘Barış ve Devletlerarası İlişkilerin Tesisi’ anlaşmasının paraflanması sonucunda, askeri tırmanış olasılığı önemli ölçüde azalmış ve barışçıl çözüm ihtimali artmıştır. Söz konusu ve eşlik eden süreçlerin kapsamlı analizine dayanarak, 2026 yılında Ermenistan ve Azerbaycan arasında askeri niyetle bağlantılı çeşitli ölçekte bir çatışmanın gerçekleşmesini neredeyse imkânsız olarak değerlendiriyoruz. Ayrıca askeri niyetle bağlantılı olmayan yerel eylemler veya küçük çaplı olayların gerçekleşme olasılığı da düşüktür,” denilmektedir.
Raporun değerlendirmesine göre, 2026 yılında büyük olasılıkla Ermenistan ve Azerbaycan arasında sınır belirleme ve sınır çizme süreçlerinde, ikili ticaret ve ekonomik girişimlerde, toplumlararası diyaloğun geliştirilmesinde, insani ve diğer alanlarda yeni ilerlemeler kaydedilecektir.
“Bölgesel altyapıların açılması durumunda, mevcut süreçlerde ilerleme kaydedilmesi ve Ermenistan’ın komşularla ikili bağlantı girişimlerinin, bölgesel çapta daha kapsamlı ekonomik projelerin uygulanmasını desteklemesi büyük olasılıktır. Bununla birlikte, 2026 yılında, bağlantı süreçlerinin güvence altına alınmasına yönelik olarak bölgemizde etkisini korumak veya artırmak isteyen devletlerin zararlı eylemlerine ilişkin riskler de artacaktır. Azerbaycan ve diğer aktörlerin, Ermenistan’ın egemenliğini zedeleyen ve bağlantı projelerinin uygulanmasını engelleyen söylem ve kavramları sürekli kullanması, bu risklerin gerçekleşmesini kolaylaştıracaktır,” ifadelerine yer verilmiştir.
Hizmetin kapsamlı analizleri, uzun vadede barışın inşasına ciddi şekilde olumsuz etki eden ve risk oluşturabilecek faktörlerden birinin, Azerbaycan’ın devlet düzeyinde gündeme getirdiği “Batı Azerbaycan” ve “Batı Azerbaycanlıların geri dönüşü” söylemleri ile bu söylemleri destekleyen eylemler olduğunu göstermektedir. Veriler, Azerbaycan’ın Washington Deklarasyonu’ndan sonra bu propagandayı azaltmak yerine önemli ölçüde artırdığını ve bunun bölgesel istikrar, güvenlik ve uzun vadeli barış için ciddi riskler yarattığını ortaya koymaktadır.
2026 yılında Servisin öncelikli görevlerinden biri, Azerbaycan’ın “Batı Azerbaycanlıların geri dönüşü” devlet politikasının gerçek amacını sürekli olarak değerlendirmek olacaktır. Özellikle, Azerbaycan’ın bu konuları yeni bir ulusal ideoloji haline getirerek çatışmayı Ermenistan topraklarına taşıma niyetinde olup olmadığı veya sözde “Batı Azerbaycanlıların geri dönüşü” söyleminin, Azerbaycan’ın dış politika pazarlığında ve özellikle Karabağ’daki Ermenilerin geri dönüşüne karşı bir araç olarak kullanılıp kullanılmadığı değerlendirilecektir.
Öte yandan, Servisin gözlemleri, Azerbaycan’ın askeri harcamalarını artırmaya devam ettiğini göstermektedir. Bu konunun riskli değerlendirilmesinin temelinde yalnızca askeri harcamalardaki artış değil, aynı zamanda bu artışın diğer sektörlere ayrılan bütçelerin artış hızını önemli ölçüde aşması ve çoğu zaman diğer sektörlerin bütçelerinden görünüşte karşılanması yatmaktadır.