Hacıyev, Ermeni uzmanlara Bakü’de tutulan esirlerle ilgili “aktif müzakere süreci” yürüdüğünü bildirdi
6 dakikalık okuma

“Barış Köprüsü” girişimi çerçevesinde 21–22 Kasım tarihlerinde Azerbaycan’ı ziyaret eden Ermeni uzmanlar, Bakü’de gerçekleştirdikleri görüşmelere ilişkin ayrıntılar paylaştı. Armenpress’in aktardığına göre girişimin Ermenistan’dan olan üyeleri—Areg Koçinyan, Boris Navasardyan, Naira Sultanyan, Narek Minasyan ve Samvel Meliksetyan—Azerbaycanlı uzmanlarla, düşünce kuruluşu temsilcileriyle ve medya yöneticileriyle bir araya geldiler.
Görüşmelerde, Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki barış sürecinin dinamikleri, sivil toplumun diyalog sürecindeki rolü, ortak projelerin perspektifleri ve taraf toplumlarını ilgilendiren güncel meseleler ele alındı.
Ziyaret kapsamında heyet, Azerbaycan Cumhurbaşkanı’nın dış politika danışmanı ve Cumhurbaşkanlığı İdaresi Dış Politika Dairesi Başkanı Hikmet Hacıyev’le de görüştü. Hacıyev, Washington’daki toplantının ardından her iki tarafın barış gündemini güçlendirmeye yönelik attığı adımlara ilişkin soruları yanıtladı.
Hacıyev’den Ermeni toplumuna mesajlar
Areg Koçinyan, ziyaretin karşılıklılık esasına göre gerçekleştiğini belirterek, benzer buluşmaların devam ettirilmesi yönünde mutabakat sağlandığını söyledi. Koçinyan’ın aktardığına göre Hikmet Hacıyev, Ermeni toplumuna yönelik mesajlarında şunları vurguladı:
-Azerbaycan için Ermenistan’la savaş bitmiştir,
-Ermeni–Azeri çatışması sona ermiştir,
-Azerbaycan’ın Ermenistan’a yönelik herhangi bir toprak iddiası yoktur,
-Bakü, mevcut durumdan kapsamlı ve uzun vadeli bir barış inşa etmek niyetindedir.
Koçinyan, 35 yıllık düşmanlık ve nefretin ardından her iki toplumda da kızgınlık ve güvensizlik bulunduğunu, bunları aşmak için kapsamlı çalışmaya ihtiyaç olduğunu söyledi.
Esirler konusu: “Belki yakın zamanda belirli bir çözüm olabilir”
Naira Sultanyan, Ermenistan toplumunun en çok merak ettiği konunun Bakü’de tutulan Ermeni esirler olduğunu vurguladı. Bu konunun Hacıyev’le doğrudan görüşüldüğünü belirterek şöyle konuştu:
Esirlerin tam sayısı hakkında net bir yanıt alınamadı,
Ancak Hacıyev, “çok aktif bir müzakere sürecinin” sürdüğünü özellikle ifade etti.
Sultanyan, kısa süren bu ziyaretin ve doğrudan temasların olumlu çözümlere katkı sağlayacağına inandığını da belirtti.
Diyalog süreci ve karşılıklı hassasiyetler
Narek Minasyan, iki tarafın diyalog sürecinin henüz başlangıç aşamasında olduğunu, bunun da uzun yıllara dayanan çatışma nedeniyle oldukça hassas bir dönem olduğunu söyledi. Minasyan’ın açıklamalarına göre:
Barış sürecinin “siyasi getirileri” üzerine görüş alışverişi yapılmış,
Halkların barışın faydasını doğrudan hissedebilmesi için pratik adımların gerekliliği vurgulanmış,
İnandırıcılığı zedeleyen söylemler, kışkırtıcı ifadeler ve yer adlarının çarpıtılması gibi konular Azerbaycan tarafıyla açıkça konuşulmuş.
Azerbaycanlı temsilciler, bu hassasiyetlerin farkında olduklarını ve gelecekte daha dikkatli olunması gerektiğini kabul etmişlerdir.
Girişimin genişlemesi ve iletişim kanallarının artırılması
Boris Navasardyan, girişimin yalnızca sivil toplumun değil, aynı zamanda resmi süreçle de uyumlu ilerlediğini belirtti. Navasardyan’a göre:
“5+5 formatı” genişletilecek,
Her iki ülkeden yeni uzmanlar ve kurumlar diyalog sürecine dahil edilecek,
Medyanın da sürece objektif katkı sağlaması son derece önemlidir.
İletişim yolları, Nakhijevan hattı ve “Trump Yolu”
Samvel Meliksetyan, Bakü’de bölgesel ulaşım hatlarının açılması ve iletişim kanallarının canlandırılması konusunun da gündeme geldiğini belirtti. Azerbaycan’ın Nahçıvan bağlantısını stratejik öncelik olarak gördüğünü, bunun İran üzerinden alternatif yollarla da destekleneceğini söyledi.
Meliksetyan ayrıca, demiryolu, enerji hatları, boru hatları ve fiber optik projeleri gibi teknik konuların da “Trump Yolu” girişimi bağlamında müzakere edildiğini aktardı.