YEREVAN, 14 EKİM, ARMENPRESS: Ermenistan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ani Badalyan, Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü'nün Ermenistan'ı bölgedeki iletişim hatlarının açılması bağlamında 9 Kasım üçlü bildirisiyle üstlendiği yükümlülüklere karşı dikkatsiz davranmakla suçlayan açıklamasına yanıt verdi. Badalyan, Bakü'den yapılan açıklamaya yanıtını Armenpress’e verdiği röportajda dile getirdi.
Soru: Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan'ın "Barış Kavşağı: Güvenlik ve Demokrasiyi Birleştirmek" başlıklı konferansta 9 Kasım 2020 üçlü bildirisinin çeşitli hükümleriyle ilgili yaptığı yorumları değerlendirerek, bunları gerçeği çarpıtan ifadeler olarak nitelendirdi. Ayrıca Ermenistan Cumhuriyeti'ni üstlendiği yükümlülüklere karşı dikkatsiz davranmakla suçladı. Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü'nün söylediklerini nasıl yorumlarsınız?
Cevap: Gerçeklere bakmamız gerekiyor. 9 Kasım 2020 üçlü bildirisinde, Dağlık Karabağ'da Rus barış güçlerinin yanı sıra Rus barış güçlerinin kontrolü altında 5 km genişliğinde Laçin Koridorunun olması öngörülüyor. Ancak ne Laçin Koridoru var ne de Rus barış güçleri var.
9 Kasım 2020 üçlü bildirisinde, ülke içinde yerinden edilmiş kişilerin ve mültecilerin BM Mülteciler Yüksek Komiserliği Ofisi'nin gözetiminde Dağlık Karabağ bölgesine ve komşu bölgelere dönmesi öngörülüyor. Ancak Azerbaycan Dağlık Karabağ bölgesi olmadığını, Dağlık Karabağ'ın olmadığını ilan ediyor, bu da esasen üçlü bildiride öngörülen bu yükümlülüğün yerine getirilmesinden vazgeçildiği anlamına geliyor. Bugüne kadar hiçbir Ermeni mülteci veya ülke içinde yerinden edilmiş kişi ne Dağlık Karabağ bölgesine ne de komşu bölgelere dönmedi.
9 Kasım 2020 üçlü bildirisinde savaş esirlerinin, rehinelerin ve diğer tutulan kişilerin değişimi öngörülüyor. Bugüne kadar Azerbaycan hapishanelerinde 2020 Kasım veya Ekim aylarında esir alınanlar da dahil olmak üzere Ermeniler tutulmaya devam ediyor. Azerbaycan onların savaş esiri olmadığını söylüyor. Eğer savaş esiri değillerse, o zaman rehinedirler veya tutulan kişidirler. Üçlü bildirinin ifadesi, özgürlüğünden yoksun bırakılan herhangi bir kişiyi kapsamaktadır.
Azerbaycan, bilinmeyen kayıp kişiler konusunu da sürekli gündeme getiriyor. Ermenistan Cumhuriyeti de bu konuyu gündeme getiriyor, zira iki savaşın sonucunda Ermeni tarafının da yaklaşık 1000 kayıp kişisi var ve biz bu konuda da işbirliği yapmaya hazırız.
Üçlü bildirinin 9. maddesine gelince, bu maddeye göre Ermenistan Cumhuriyeti kendi topraklarında yüklerin, ulaşım araçlarının ve insanların geçişini organize etmeli ve onların güvenliğini garanti etmelidir. Bu, bildiride çok açık bir şekilde yazılmıştır. Ermenistan Cumhuriyeti'nin bunu kendi yetki alanı ve egemenliği çerçevesinde yapması gerektiği anlaşılır. Rusya Federal Güvenlik Servisi'nin sınır muhafızlarına gelince, üçlü bildirinin 9. maddesinde onların fiziksel varlığı öngörülmemiştir.
Ermenistan Cumhuriyeti hükümetinin "Barış Kavşağı" projesi tam olarak, Ermenistan Cumhuriyeti'nin üstlendiği yükümlülüklerin yerine getirilmesine ilişkin bir yol haritası ifade ediyor. Bu çerçevede Azerbaycan tarafına teklifler ilettik. Üçlü bildiride öngörüldüğü üzere bölgedeki tüm ulaşım ve ekonomik altyapıların açılmasından yana olduğumuz için Azerbaycan'a bir an önce açılma sürecini başlatmayı teklif ettik ve ediyoruz.